Buraya kadar herşey normal ama dağıtılan ilanlarda öyle ifadeler ve öyle suçlamalar vardı ki bu kadarı haddini aşan bir hareket olmuştu. Anlatılmak istenen olaydan çok neredeyse iftira ve suçlamalara dayanıyor. En acı yanıysa Atatürk maskesi altında yapılan bir siysasi parti reklamına dönmüş olmasıydı.

eleştirebiliriz kendimizce beğenmediğimiz yönleri sesimizin tüm gürlüğü ile bağrabiliriz ama bu memleketin bu vatanın Başbakanına cumhurbaşkanına bu kadar ağır ithamların kullanılmasını doğru bulmuyoruz.

İşte O Dağıtılan Kağıt ve Yazılanlar…

Bugün 10 Kasım ve bugün Atatürk’ü kendi kurduÄŸu Meclis’te bir kez daha öldürecekler!

Bugün 10 Kasım…

Ama her 10 Kasım’dan daha acı verici, daha üzücü bir 10 Kasım.

Çünkü bugün saat 9′u beÅŸ geçe sirenler çalacak, saygı duruÅŸuna geçilecek ve Atatürk’ün mezarına çelengler konacak.

Ve sonra Meclis’e gidip orada “Kürt Açılımı” dedikleri Sevr planını görüşmeye açacaklar.

Atatürk’ün yırtıp attığı Sevr’i bu defa onun kurduÄŸu meclise getirecekler.

Sevr’le baÅŸaramadıkları Bağımsız Kürdistan amaçlarını bu defa AKP’nin Kürt Açılımı ile deneyecekler.

O nedenle…

Bu 10 Kasım’da sirenler sadece Atatürk’ün ölümünü hatırlatmak için çalmıyor.

Sirenler artık Cumhuriyet için çalıyor…

Bu 10 Kasım’da Atatürk Cumhuriyeti’ni yıkmak için toplanacaklar ve sirenler bizi uyarıyor.

Atatürk Kürt isyanlarını bastırmış, elebaşlarını astırmıştı.

Bugün ise 6 bin askerimizi katleden terör örgütü affediliyor.

Teröristler dağdan davul zurnayla indirilip 5 yıldızlı otellerde ağırlanıyor.

Åžehit ailelerinin ocağında gözyaÅŸları kurumamışken, acımızla alay edercesine Kürt Açılımını üstelik 10 Kasım’da Meclis’e getiriyorlar.

Ve işte bu nedenle çalan sirenler bizi uyarmalı.

EÄŸer biraz daha susarsak…

Biraz daha kabullenirsek…

Bu gidiÅŸe dur demezsek…

Yani Vahdettin’in dediÄŸi koyun sürüsü gibi davranır da Atatürk’ün asil milleti gibi davranmazsak…

Yakında bir Cumhuriyetimiz olmayacak.

Ve yakında 10 Kasım’da mezarına koÅŸacağımız bir Atatürk de olmayacak.

Evet bugün Şehitlikler Türklere yasaklanmıştır.

Yarın Anıtkabir’i de yasaklayacaklar.

EÄŸer bu 10 Kasım’ın Atamıza sığındığımız son 10 Kasım olmasını istemiyorsak.

Atatürk’ün emaneti olan Cumhuriyet’i sahiplenmeliyiz.

Atatürk Cumhuriyeti’nin ulusal sınırlarını yani Misak-ı Milli’yi çiÄŸnetmemeliyiz.

Tek dil, tek bayrak, tek millet esaslarını zedeletmemeliyiz.

Üniter, milli, laik devlet prensibini korumalıyız.

Bölücülüğe karşı… GericiliÄŸe karşı…

Ve bunların arkasındaki esas güç olan emperyalizme karşı mücadele etmeliyiz…

Bu mücadeleyi yürütmek için yeni ve gerçekten Atatürkçü bir parti kuruluyor.

Altı Ok’un altısını birden savunacak…

Bölücü teröre karşı gövdesiyle barikat kuracak.

Devrimci bir parti.

Bir Türk partisi.

Kuvayı Milliye partisi.

Seni avutan sözde Atatürkçü ve sözde milliyetçi partilerden kurtulmanın zamanıdır.

Sözde Atatürkçülük ve sözde milliyetçilik sizlerin oylarını aldı ve bugün Kürt Açılımı meclisten geçerken bir şey yapmıyorlar.

Gerçek Atatürkçü ve gerçek milliyetçi bir parti AKP’den ve emperyalizmden kurtulmanın ilk koÅŸuludur.

O koşulu yerine getirmek için sen de bu partinin kuruluşuna katıl.

Bu 10 Kasım son 10 Kasım olmasın. Ülken için, Atan için, vatanın için, bayrağın için, namusun için artık ağlama, yakınma, sızlanma.

Mücadele et.

Atana layık ol
———————————————–